log

Özgür Uçkan

Göçebe Bilgi
social

Anonymous: Kim, Ne, Neden? 3

16 Mart 2012

Anonymous, bir örgüt değil, bir “grup” da değil, bir “fikir”. Bir takım eylemlerde bulunduğuna göre bir yapılanma, bir tür organizasyon. Ama bildiğimiz anlamda bir organizasyon da değil. Çünkü bir lideri, hiyerarşik örgütlenme biçimi, merkezi istihbaratı vb. yok. Anonymous, internetin zincirlerinden serbest bıraktığı gayri-merkezileşmenin ortaya çıkardığı “lidersiz organizasyonlar”ın tipik bir örneği. Bir tür “franchise”. Bir fikri paylaşan herkesin, ismini cismini ortaya çıkarmadan, açık bir sistem içerisinde, benzer fikirleri paylaşan diğer insanlarla bir araya gelip geçici topluluklar oluşturup bu fikirler adına bir takım eylemlere girişebileceği ve “Anonymous” franchise’ını kullanabileceği bir ağ yapılanması.

Ori Brafman ve Rod A. Beckstrom, Denizyıldızı ve Örümcek: Lidersiz Organizasyonların Önlenemez Başarısı adlı ufuk açıcı kitaplarında gayri merkezileşme ve internet arasındaki ilişkiyi çok veciz bir şekilde açıklıyor (The Starfish and the Spider: The Unstoppable Power of Leaderless Organizations, Penguin, 2006): “İster Fortune 500 şirketlerinden birine, isterse bir orduya veya bir topluluğa bakalım; doğal tepkimiz ‘burada sorumlu kim?’ diye sormak olacaktır. Bu kitap, kimse ‘sorumlu’ olmadığında, ortada hiyerarşi diye bir şey bulunmadığında ne olduğunu anlatır. Düzensizlik, hatta, kaos çıkacağını düşüneceksiniz. Ama farklı birçok arenada geleneksel liderlik mekanizmasının yokluğu, endüstriyi ve toplumu ters yüz eden güçlü grupların yükselmesine yol açıyor. Kısacası bu, etrafımızda fırtınalar koparan bir devrim. (…) Gayri-merkezileşme binlerce yıldır uyuyordu. Ama internetin ortaya çıkışı bu gücü serbest bıraktı, geleneksel iş dünyasını yerle bir etti, tüm sektörleri değiştirdi, birbirimizle kurduğumuz ilişkileri belirledi ve dünya politikasını etkiledi. Bir zamanlar zayıflık olduğu düşünülen, yapı, liderlik ve biçimsel örgütlenmenin yokluğu şimdi önemli bir değer haline geldi. Görünen o ki, kaotik gruplar yerleşik kurumlara meydan okuyor ve onları bozguna uğratıyor. Oyunun kuralları değişti. (…) Örümcek, merkezileşmiş bir hayvandır; bacakları merkezi gövdesinden uzar; başını kesin, ölür… Denizyıldızı ise gayri-merkezi bir ağdır. Başı yoktur. Temel organları her bir kolda tekrarlanır. İkiye böldüğünüzde iki denizyıldızınız olur…” (http://www.gennaration.com.tr/yazarlar/denizyildizi-ve-orumcek/).

İşte, Anonymous da tipik bir deniz yıldızı. ABD karşısındaki Viet Kong gibi; Conquistador’ların karşısındaki Apaçiler gibi; müzik, sinema ve medya endüstrisinin karşısındaki P2P ve I2P ağları gibi…

Brafman ve Beckstorm, bir deniz yıldızını örümcek zannetmenin çok kolay olduğunu; gayri merkezi bir organizasyona saldırıldığında bunun, onu çoğaltmaktan, daha açık, daha gayrimerkezi ve dağıtık hale getirmekten başka bir işe yaramayacağını; çünkü açık sistemlerin kolayca mutasyon geçirdiğini; ve gayri merkezi organizasyonların kolayca sizin içinize sızabileceğini de söylüyor. Bu yüzden son zamanlarda ABD otoriteleri ve Interpol’ün gerek Anonymous, gerekse Lulz gibi yapılara yönelik olarak yürüttükleri tutuklama operasyonlarının bu yapıları bitirmesine de pek imkan yok. “Lulz’un lider kadrosu ele geçti, liderlerinden biri de FBI’a çalışıyormuş” türü haberler yapmak, ya da “OpTurkey” sırasında Anonymous’un zombi programlarını kullanan gençleri tutuklayıp, “işte Türk Anonymous’ları” diye başlık atmak, sadece geleneksel medyanın kahraman mitolojisiyle ve iktidarın dezenformasyon operasyonlarıyla ilgili değil, deniz yıldızlarını örümcek zannetmenin kaçınılmazlığıyla da ilgili…

Ama bu çok vahim bir hata. Mesela ABD aynı hatayı sürekli tekrarlayıp duruyor: Viet Kong’la düzenli bir orduymuş gibi savaştı ve Apaçiler karşısındaki Conquistador’ların kaderini paylaştı. Şimdilerde kendi yarattığı lidersiz organizasyonu bitirdiğini zannediyor, Bin Ladin’i öldürerek. Julian Assange’ı düzmece suçlamalarla itham edip yargılayabilse WikiLeaks’i bitireceğini zannediyor. Anonymous’a karşı da aynı geleneksel taktiği uyguluyor. Her biri birbirlerinden çok farklı amaçlar, dinamikler ve itilerle hareket eden bu oluşumların ortak tarafları lidersiz, gayrimerkezi organizasyonlar olmaları ve bu deniz yıldızlarıyla örümceklerle savaştığınız gibi savaşamazsınız.

Aslında taa 2001’de John Arquilla ve David Ronfeldt, ABD “derin kuruluşu” RAND’a yazdıkları bir raporda bu konuda ABD’yi uyarmışlardı (http://www.rand.org/pubs/monograph_reports/MR1382.html). “Ağlar ve Ağ Savaşları: Terör, Suç ve Militanlığın Geleceği” raporu, network teorisinden girerek artık devrin gayri merkezi ağ yapılanmalarının devri olduğunu, bunlarla mücadelenin de onlar gibi davranmakla olabileceğini açıklamışlardı uzun uzun. Ama koca bir örümceği bir sürü deniz yıldızı gibi davranmaya zorlayamazsınız.

sag

“Göçebe Bilgi”

Disiplin kimliğin, kimlik aklın, akıl hayal gücünün yerini almasın; düşünce disiplinler, fiiller, diller, kültürler "arası" dolaşsın diye... Bilgiyi neşelendirmek için… Zihin "göçebe"...